the other

  1. diğer
yaptığına pişman olmak, pişmanlık/nedamet duymak.
You'll grin on the other side of your face if you
have to pay for the damage you did.
bir başkasının menfaatine kendi hayatını sigorta ettirmek Verb
bir başkası menfaatine kendi hayatını sigorta ettirmek Verb
bir kalemi ötekiyle dengelemek Verb
bir kalemi ötekiyle dengelemek Verb
sökün etmek Verb
karı kocanın birbirine karşı işlediği suç
bir ucundan diğerine
bir aşırı uçtan ötekine geçmek Verb
bir kapıdan girip ötekinden çıkmak Verb
bir kulağından girip öbüründen çıkmak Verb
bir kulağından girip ötekinden çıkmak Verb
bir kulağından girip öbür kulağından çıkmak Verb
Ha bu, ha öteki; ikisi de aynı, farketmez; ha Ali kel, ha kel Ali.
içten içe
biri veya öbürü.
one or the other of us: içimizden biri.
bir muhasebe kalemini bir başkasına mahsup etmek Verb
biri ötekini engellemez
hepsi, her türlü şey.
üst üste oturuyoruz
bir planı bir başkasıyla karşılaştırmak Verb
geçen gün
birkaç gün önce
geçen gün
.: geçen gün/gece/akşam vb.
öbür aşırılık, ifratın tam başka türlüsü, zıt-aşırılık, tefrit.
to go from one extreme to the other:
bir aşırılıktan öbürüne (ifrattan tefrite) gitmek.
öteki
karşı taraf Noun
rakipler Noun
öbür taraf
madalyonun öbür yüzü Noun
madalyonun diğer yüzü Noun
madalyonun öteki yüzü Noun
madalyonun ters tarafı
madalyonun ters tarafı
tersine, aksine, bilâkis.
Jo didn't hit the policeman; it was the other way round: the policeman hit Jo.
karşıya geçmek Verb
karşı tarafa geçmek Verb
karşı tarafa geçmek Verb
güldükten sonra pişman olmak Verb
görmezlikten gelmek.
bir taraftan … , öbür taraftan da …
geçen gün
diğer taraftan, bundan başka, ayrıca, mamafih, fakat, lâkin.
I want the car very much, on the other
hand I can't afford to buy it.
öteki konuklarından daha uzun süre oturmak Verb
bir özel haberi yalnız kendi gazetesinde yayımlamak Verb
karşı tarafa celpname göndermek Verb
Durum değişti; eski çamlar bardak oldu.
durum bunun tersine, iş anladığın gibi değil.
Belirli diğer ürünlerin satışı ile ilgili uzmanlaşmış aracılar (NACE kodu: 46.18) Noun, Trades-Professions
Teşhis Veya Tedavi Amacıyla Hastaneler ve Diğer Tıbbi Kurumlarda Ücretsiz Olarak Ödünç Kullanılmak Üzere
Tıbbi, Cerrahi ve Laboratuvar Ekipmanlarının Gümrüksüz Olarak Geçici İthaline Dair Anlaşma
Noun, International Law
başkalarının işine bakma
başkalarının işiyle uğraşma
başkalarının hukuki işlerine bakma
yaz için başka fikirleri olmak Verb
Türk Silahlı Kuvvetleri Personel Kanunu ile Bazı Kanunlarda Değişiklik Yapılmasına Dair Kanun Proper Name, Law
Memurlar ve Diğer Kamu Görevlilerinin Yargılanması Hakkında Kanun Proper Name, Law
diğer aktifler Noun
mevcut başka seçenekler Noun
yolda başka arabaları sollamak Verb
yolda sık sık karşılaşmak Verb
Sağlık, eğitim, kültürel hizmetler ve diğer sosyal hizmetleri sağlayan kuruluşların faaliyetlerinin düzenlenmesi
(Sosyal güvenlik hariç) (NACE kodu: 84.12)
Noun, Trades-Professions
frank diğer paralara oranla değer kazandı
paslaşmak (argo) Verb